Anneler günü Anma Sergisi. #AnnelikRolü ve #MutlulukDüzeyi arasındaki ilişki
İMHABER

Anneler günü Anma Sergisi. #AnnelikRolü ve #MutlulukDüzeyi arasındaki ilişki

Toplumda şiddeti, toplumsal şiddeti konuşalım. Şiddetle şiddeti konuşalım diyesimiz var artık. Konuşalım dinleyelim öğrenelim.
Evet, bu yıl da böyle olsun, kutlama yapmayalım anma günü diyelim. 2008-2019 arası kadın cinayeti kapsamında 3600 ölüm.

1 insanı bile, sayısal değer olarak görmek, indirgemek yani, suç bile sayılabilmeli diye düşünürken, münferit ve yaygınlaşma eğilimi gösteren durumlar olarak ta bakmakla yükümlülüğümüz bulunmakta unutmayalım.
Dünyadaki insan sayısı her saniye 2.6 kişi artıyor.
Bu hesapla 2023 yılına kadar dünya nüfusunun 8 milyarı aşması bekleniyor demeyelim bu sefer.
Verilere göre doğum ortalaması her kadına 2.4 çocuk gösteriyor,
1960’larda bu sayı 5 çocukken, bu oranın 2.1’e düşmesi durumunda dünya nüfusundaki büyümenin duracağına inanılsa da,
ölüme göre doğum iki kat fazla bunu da biliyoruz demeyelim bu sefer.
Hatta intihar oranlarını incelediğimizde doğuya doğru gidildikçe kadın intiharlarının çoğaldığını,
batıya doğru gidildikçe erkek intiharlarının çoğaldığını da söylemeyelim.

Gelin intihar otopsileri yapalım, sosyal intiharlara yalnızlık demeyelim tek kişilik aile diyelim.
Arapça kelime olan aile tanımındaki hane anlamını gözden kaçırmayıp tek kişilik hane de olunabileceğinin hakkını teslim edelim.
Gelin, kadın cinayetleri özelinden, psikolojik şiddeti de cinayet sınıfına sokalım.
Evet, her kadın ölümü bir annenin ölümü iken, bir de çocuğunun veya çocuklarının yarım kalması anlamında çocuk ölümü sonucu taşımakta.
Bu anneliğin kutsanması olmasın da, öldürenin, yani failin de patolojisini kavrayalım.
Kahramanlık patolojisi var mıdır diye soralım, intihar, toplu katliam biraz daha ince bakalım.
Sosyal cinayet başlığında Engels zamanından beri neler değişti incelemeye devam edelim.

Haydi konuşalım dinleyelim, öğrenelim derken, ben anneliğe kısa bir giriş yapayım;
Annelik; sosyal rollerin, gelişimsel bileşenlerin, tavır ve davranışların kendine özgü bir şekilde birleşimi sonucu ortaya çıkan bir kavram.
Kadın yaşam döngüsünde en önemli gelişimsel yaşam olaylarından biri olan anneliğe geçişte,
kadınların fizyolojik olarak bu süreci sorunsuz bir şekilde geçirmesi istenir.
Kadının bu süreçte, doğum öncesinde üstlendiği diğer geleneksel rollerini birbirine entegre edip uyum içerisinde gerçekleştirmesi beklenir.
Annelik rol kazanımı, ilk defa prenatal dönemde oluşan ve doğum sonrası bir yıla kadar uzanan,
annelik kimliğinin edinilmesiyle tamamlanan bir süreç olarak tanımlanmıştır.
Anne olmak kadınları maternal yeterlilik edinmeye ve annelik rolleri ile mutluluk kazanmaya sevk eden, keşfetme, öğrenme ve kabullenme sürecidir.
Çocuğun sağlıklı birey olarak yetiştirilmesinin temeli, sağlıklı bir annelik rolü kazanımına ve bu rolün mutlu bir şekilde sürdürülmesine bağlıdır.
Kadının hayatındaki en önemli deneyimlerinden olan bir çocuğa sahip olma ve kadının bu dönemdeki mutluluğu, bebeğinin sağlığı,
kendi sağlığı ve olumlu aile ilişkileri açısından oldukça önem taşımaktadır.”

Anneler günü Anma Sergisi. #AnnelikRolü ve #MutlulukDüzeyi arasındaki ilişki

İlgili Taşınmazalar..

YALOVA KADIN KOOPERATİFLERİ ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ

shaman

Gençler, Siyasete Girin!

shaman

LANZAROTE SÖZLEŞMESİ

shaman

ÇOCUKLARDA KAYGI BOZUKLUKLARI

shaman

Yalova TÜRK MUTFAĞI Haftası, KATFADER ve Kadın Kooperatiflerinin Emeklerini Sergiledi

shaman

Kan Bağışı; “Birbirimize Candan Bağlıyız”

shaman
Whatsapp Danışma